• Rise Online World Türkiye'nin, hiçbir kurum, kuruluş ve Rise Online World ile bağı bulunmamaktadır. Gönüllü oyuncular tarafından kurulmuştur.

Hagard / Matta

Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...

admin

Administrator
Yönetici
PriestWar
Mesajlar
228
Tepki puanı
299
Puanları
63
Level
7
İsimsiz Yaratıcı Aarvad’ı ve onun bekçileri Arius ile Naru’yu yaratır. Sonrasında ise yaşamın ve ölümün, gündüz ile gecenin sürekli birbirini kovaladığı bu güzel dünyadan ayrılmadan önce Yaratıcı’nın hesaba katmadığı bir şey olur. Dağlar, toprak, engin denizler, esen rüzgâr ve ateş, bunların hepsi Yaratıcının iradesi ile ortaya çıkmış ancak Arius ve Naru gibi bu elementlere birer figür bahşedilmemiştir. Bu elementler Yaratıcı’nın Aarvad’ı yoktan var ederken hissettiği duygulardır, bir nevi bu duyguların karşılığı olan enerji formlarıdır. Kendi iradeleri vardır. Yaratıcı gider ve farkında olmadan elementleri başıboş bırakır.

Zaman geçer, Vintair herkesten uzakta, sakin bir hayat sürmektedir. Kılıç ve zırh yapımına özel bir ilgisi vardır. Demire vurmak, ona şekil vermek Vintair’i sakinleştirmektedir. Dorion sakinleri bir sabah uyandıklarında Vintair’in topraktan çıkan, Narun Kristali’nden yapılma zincirlerle yere zincirlenmiş olduğunu görürler. Eski ruh toplayıcısı sanki orada değil gibidir, cevap vermez. Sadece işini yapar. Dorion sakinleri önce ne yapacaklarını bilemezler, ancak durumun kimseye bir zararı olmadığını anladıklarını Vintair’i kendi halinde, işiyle baş başa bırakırlar. Vintair’in de tek istediği budur zaten. Taşıdığı bütün ruhlar onda iz bırakmıştır, çok fazla uzun süre ruhların rehberi olmak, onların acılarına, umutsuzluklarına tanıklık etmek Vintair’i tüketmiştir. En sonunda bir gece tanrıçası Naru’ya yakarır. Unutmak istediğini söyler, bir ruh toplayıcısı olarak ölemeyeceğinin farkındadır ancak acıyı, onu içten içe kemiren umutsuzluğu durdurmak istemektedir.

Matta demek büyü demektir. Kimi zaman büyücüler Matta’nın öfkesinden ortaya çıkan yıldırımlar ile düşmanlarını küle dönüştürür, kimi zaman heyecan ve coşkusunu temsil eden ateş duvarları ile orduları durdururlar. Büyü yolunda ilerledikçe, Matta sırlarına vakıf oldukça diğer elementleri de kullanan büyücüler rahipler gibi açıkça olmasa da gizli bir şekilde, bazen içlerinden yaptıkları her büyü sonrası tanrılarına şükrederler.

Cyrus gibi çok yetenekli bazı büyücüler ise Matta’yı tamamen anlayıp, onun sırlarına vakıf oldukları zaman güçlü gizem büyülerine erişim sağlarlar. Görünmezlik, şekil değiştirme gibi büyüleri zihinlerine kazıyan bu güçlü büyücüleri alt etmek neredeyse imkansızdır.

Matta dengesiz bir tanrıdır, Hagard’ın her yerinde, her parçasında onun izlerini görmek mümkündür. Bazen yağmurlu günde bir ağacın dibinde hüzünlü bir şekilde ağlarken, bazen de öfkeli bir şekilde gökten şimşekler yağdırıp Hagard’a girmeye cesaret edenleri cezalandırırken çıkabilir karşınıza.

Dengesiz ruh haline sahip bu tanrı sadece ateşe, fırtınaya, toprağa ve suya hayat vermez. Onun enerjisinden ve iradesinden doğmuş, Hagard’ı evi bilen ve canı pahasına koruyan yaratıklar bir savaşçının karşılaşabileceği en zorlu düşmanlardır. Hagard’a girip de sağ çıkmayı umut eden bir savaşçının kesinlikle yardıma ihtiyacı olacaktır. Zira hiçbir savaşçı tek başına ölmek bilmeyen bir trolle ya da acı hissetmeyen bir taş golemi ile savaşmak istemez. Hagard’ın kudretli gardiyanı, acımasız bir dev olan Overlord ile karşılaşmak ise ölümle yüzleşmek demektir. Maceracılar ancak takım olarak hareket ettikleri takdirde, birbirleri için fedakârlık yapabilirler ise Hagard’tan sağ çıkmayı ümit edebilirler.

Hagard’ın toprağı çağlardır yeterli güce sahip olmayan savaşçıların kanlarıyla sulanmıştır ve sulanmaya devam edecektir. Buraya gelen pek az savaşçı bütün tehlikelerle yüzleşip evine bir efsane olarak dönmeyi başarabilmiştir. Denemeye devam etmelerinin tek sebebi Hagard’a girip de sağ çıkmanın çok büyük bir onur olmasıdır.
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Üst